Son Haberler

2016 Dünya CEO Anketi Sonuçları

nevzat-erdag-439-dunya-ceo-anketi

Her yıl Davos’ta yaptığı zirveyle iş dünyası ve politikada dünya ekonomisinin nabzını tutan liderleri bir araya getiren Dünya Ekonomik Forumu, Türkiyeyi yabancı sermaye açısından yıldızı en çok parlayacak ülkelerin başında gösterdi. Dünya Ekonomik Forumu tarafından yapılan araştırmada, Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgedeki birleşme ve satın alma faaliyetlerinin, önümüzdeki yıllarda daha da artış göstereceği kaydedildi.

Finans Sektörü Yine Cazip

Davos’ta ki zirvenin hemen ardından, dünyanın önde gelen çok uluslu şirketlerin yetkililerine sorularak yapılan araştırmaya göre, Türkiye’ye, başta bankacılık ve enerji olmak üzere, oldukça önemli düzeyde yabancı yatırımcı ilgisinin bulunduğu ve bu yatırımcıların, Türkiye’de birleşme ile satın alma girişimlerinde bulunmayı planladıkları görülmekte. Anketten ‘Türkiye’ye 2007’de daha çok yatırım yapılır’ sonucu çıktı.

Türkiye’nin de içinde bulunduğu Avrupa ve Orta Doğu bölgesinde, Alman bankaları başta olmak üzere, Avrupa bankaları arasındaki birleşme ve satın almaların hızlanacağı, Rusya ve diğer Orta Doğu bölgesindeki enerji şirketlerinin birleşmesinde de artış görüleceği ifade edildi.

Gelişen Ülkeler Yine En Gözde Pazarlar

Araştırmada sınır ötesi birleşme ve satın alma faaliyetlerinde gelecek 5 yıl içinde, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu yükselen piyasalara yönelik trendlerin artış göstereceği de vurgulandı. Küresel satın alma ve birleşmelerdeki en büyük payın yine menkul kıymetler olacağı ve bu faaliyetlerin menkul kıymet hareketleriyle gerçekleştirileceği, son 10 yıldaki birleşme ve satın almalarda menkul kıymetlerin devriyle gerçekleşen işlemlerin de % 3 seviyelerinden % 20 düzeyine çıktığı ifade edildi.

PwC’nin dünya genelinde 1.400’ün üzerinde CEO ile görüşerek hazırladığı ve “Değişen dünyada başarının yeni tanımı” teması ile yayınlanan 19. Yıllık Küresel CEO Araştırması‘nın sonuçlarına göre; CEO’ların 2016’da küresel ekonominin iyileşeceğine dair büyüme beklentileri, geçen yıla göre 10 puan düşerek, % 27’ye geriledi. Küresel ekonominin kötüye gideceğini söyleyen CEO’ların oranı ise % 23 oldu; bu oran 2015 yılında % 17 seviyesindeydi. Beklentilerin azalmasında Çin’in ekonomide yaptığı yeniden düzenlemeler, ham petrol fiyatlarındaki düşüş ve jeopolitik güvenlik endişeleri öne çıktı.

Küresel CEO Araştırması’na göre bu gibi belirsiz zamanlarda şirket yönetimini üstlenen CEO’ların % 90’ı iş stratejisi geliştirirken, en çok tüketici taleplerine önem verdiklerini söylerken, şirketlerinin hedeflerini daha geniş bir toplumsal etki yaratacak şekilde değiştirdiklerini belirten CEO’ların oranı % 69 oldu. CEO’lar bu kapsamda “yükselen beklentileri anlamak ve karşılamak”, “bu beklentileri karşılayacak ve hayata geçirecek teknoloji, inovasyon ve yeteneğe odaklanmak” ile “başarının tanımını yeniden belirleyerek risk ve fırsatları daha iyi ölçümleyebilmek” üzere çalıştıklarını belirttiler.

Küresel CEO araştırması, dünya ekonomisine yön veren CEO’ların bu yıla yönelik görüşlerinin yanı sıra ekonomide ve iş yapma yöntemlerinde değişen trendleri de ortaya koyuyor. Bu yönüyle araştırma önemli.

CEO’lar En Çok Aşırı Düzenleme Ve Jeopolitik Gelişmelerden Endişe Ediyor

CEO‘ların % 66’sı, 2016 yılında işletmelerini bekleyen tehditlerin üç yıl öncesine göre daha fazla olduğunu düşünüyor. CEO’ların % 79’u “aşırı regülasyonları” büyüme beklentilerinin önündeki en büyük tehdit olarak görürken, geçtiğimiz yıl CEO‘ların endişeleri arasında dördüncü sırada yer alan jeopolitik belirsizlik, bu yıl ikinci sıraya yükseldi. CEO‘ların % 74’ü bu endişeyi işaret etti. Döviz kurundaki dalgalanma ve kilit yeteneklerin bulunabilirliği konuları da bu yıl CEO’ları en çok endişelendiren sorunlar arasında yer aldı.

Ülke çıkarlarına ve ticari çıkarlara tehditleri temsil eden siber güvenlik konusu da CEO‘ların % 61’inin endişeleri arasında yer alıyor. Endişe seviyesi en yüksek olan CEO‘lar ülke olarak ABD, Avustralya ve İngiltere‘de, sektör olarak bankacılık, teknoloji ve sigortacılıkta yer alıyor.

Araştırmaya Türkiye’den katılan CEO’lar genel trend’den biraz farklılaşarak, % 93 oranla jeopolitik belirsizlikler, % 90 oranla döviz kurundaki kırılganlık ve % 77 oranla sosyal istikrarsızlık konularını 2016 yılında kendilerini bekleyen en büyük tehditler olarak öne çıkardılar.

CEO Araştırması 2016 Sonuçlarından Öne Çıkanlar

  • CEO’ların % 48’i, önümüzdeki 12 ayda çalışan sayılarını artırmayı planlıyor. İşletmelerin işe alım faaliyetlerinin en yüksek olduğu ülkeler: Hindistan (yüzde 70), İngiltere (yüzde 66) ve Çin (yüzde 57) olarak görülüyor.
  • Temel becerilerin ulaşılabilirliğine ilişkin endişeler % 72 ile hala yüksek oranda seyrediyor. Eğlence ve medya sektörü ve teknoloji sektörü başta olmak üzere, bazı sektörlere ilişkin endişe seviyelerinin yüksek olduğu görülürken, STEM (fen bilimleri, teknoloji, mühendislik, matematik) becerilerinin eskiden beri önemli olduğu üretim, ilaç ve yaşam bilimleri sektörleri de endişe seviyesi açısından ön plana çıkıyor. Coğrafi açıdan endişe seviyeleri Asya-Pasifik (yüzde 81), Orta Doğu (yüzde 83) ve Afrika bölgelerinde (yüzde 86) en yüksek; Batı Avrupa’da yüzde 59 ile en düşük seviyede gerçekleşti.
  • CEO‘ların % 49’u geleceğin liderlerini geliştirme yöntemlerini değiştirdiklerini söylüyorlar. Bu da işletme liderlerinin, gelecek kuşak CEO’ların teknoloji, daha kapsamlı tehditler ve paydaşların organizasyonlardan beklentilerini içeren daha karmaşık bir ortamı idare edebilmek için daha kapsamlı becerilere sahip olması gerektiğinin bilincinde olduğunu gösteriyor. CEO‘ların artan paydaş beklentileri ve işletmeye güven konularına ilişkin kapsamlı görüşlerine bakıldığında; % 41’i iş yeri kültürü ve davranışlarına daha fazla odaklandıklarını belirtiyor.
  • Türkiye’deki CEO’ların yarısı yetenekleri elinde tutmak için performans yönetimine odaklanırken, önümüzdeki 12 ay içerisinde planladıkları yeniden yapılandırma çalışmalarının arasında maliyet düşürme girişimleri, yeni iş ortaklıkları ve yurt içi birleşme/satın almalar öne çıkıyor.
  • CEO‘ların % 56’sı net ve etkili bir vergi sisteminin hükumetlerin birinci önceliği olması gerektiğini belirtirken, % 53’ü nitelikli, eğitimli ve uyum sağlayabilen iş gücünün, % 50’si ise hem fiziksel hem de dijital altyapının önemli olduğunu belirtiyor.
  • CEO‘lar özellikle; etkin bir vergi sistemi ve gelir eşitliği açısından hükumetlerinin çok iyi olduğunu söylemekten kaçındılar. CEO‘ların % 67’si istikrarlı bir vergi sisteminin düşük vergi oranlarından daha önemli olduğu görüşünde.
  • CEO‘ların % 33’ü hükumetlerin kişisel verileri koruma konusunda yetersiz olduğunu söylerken, % 26’sı ise yeterli olduğunu görüşünde. Çin (yüzde 46), ABD (yüzde 60), Brezilya (yüzde 72), ve Arjantin (yüzde 52) bu konuda en yüksek endişe seviyelerine sahip hükumetler arasında yer alıyor.
  • CEO’ların % 90’ı artan müşteri ve paydaş beklentilerini değerlendirmek ve bu beklentileri karşılamak için teknoloji kullanımı şekillerini değiştirdiklerini belirtiyor. En önemli değişim seviyeleri, müşterilerin hizmet beklentilerinin yüksek olduğu bankacılık ve sermaye piyasaları (yüzde 90), sigortacılık (yüzde 95), konaklama ve eğlence (yüzde 94) ve sağlık (yüzde 93) sektörlerinde görülüyor. Genel olarak, CEO‘ların dörtte üçü (%77) teknolojik gelişmelerin, işletmelerin iletişim, raporlama, yatırım ve planlamaya yönelik beklentilerini önümüzdeki beş yıl içinde değiştirmiş olacağına inanıyor.
  • Türkiye’deki CEO’lar için de ek maliyetler önemli bir engel teşkil ederken, doğru yeteneklerin eksikliği % 53 oranla en önemli engel olarak karşımıza çıkıyor.
  • CEO‘ların % 87’si şirketlerin uzun vadeli karlılığı, kısa vadeli karlılıktan daha önde tutacağını söylüyor. Genele bakılacak olursa, CEO‘lar başarılı kuruluşlarda müşteri ve diğer paydaş ihtiyaçlarının hissedarların ihtiyaçlarından daha önemli olacağına inanıyor.
  • Yeni teknolojiler konusunda CEO’lar en yüksek faydayı veri ve analiz araçları ile CRM sistemlerinden beklerken, Ar-Ge ve yenilik ise % 53 oranla ikinci sırada geliyor. Tayvan (yüzde 76), Brezilya (yüzde 72), Fransa (yüzde 71) ve Almanya’daki (yüzde 67) CEO’lar ise küresel ortalamaya göre Ar-Ge ve yeniliğe daha fazla öncelik veriyor.
  • CEO‘ların yüzde 39’u bu yıl içerisinde eleman alımına gitmeyi planlıyor. Geçtiğimiz yıl yine zirvede gerçekleştirilen ankete katılan CEO‘ların yarısı, eleman çıkartacaklarını belirtilmişti. Ancak bu oran bu yıl % 25 seviyesinde kaldı. Ortaya çıkan sonuçlar ise, küresel ekonomik krizin etkilerinin giderek azaldığı olarak yorumlandı. CEO‘ların % 80’i ise gelecek yıl için oldukça iyimser olduklarını belirttiler.
  • Genel olarak;
      % 35 CEO’lar şirketlerinin büyüme göstereceğinden emin,
      % 66 CEO’lar günümüzde daha fazla tehdit olduğu görüşünde,
      % 77 CEO’lar iş başarısını finansal karlılıktan fazlası ile tanımlıyor,
      % 74 CEO’lar jeopolitik belirsizlik konusunda endişeli.

Güvenlik konularının dikkatimizi fazlasıyla dağıttığı ortama rağmen, yılın en temel trendlerinden biri olarak teknolojideki sıçrama ve onunla birlikte gelen dijital dönüşüm kendini gösteriyor.  Türkiye açısından boşa geçirecek bir saniyemiz yok.  Jeopolitik riskler ve dünya ekonomisindeki yavaşlığa rağmen büyüme, markalaşma ve endüstriyel yatırım hedeflerine yönelik çok sıkı çalışmalı büyük adımlar atmalıyız.

 

Beğen Paylaş

Pinterest

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Pinterest
EmailEmail
PrintPrint