En Son
Ana Sayfa / Girişimci / Girişimcinin Şirket Borçlarında Devlete Sorumluluğu Nelerdir?

Girişimcinin Şirket Borçlarında Devlete Sorumluluğu Nelerdir?

res76Birçok şirketin vergi borcunu ödeyememesi üzerine şirket ortakları hakkında takibat yapıldığını duymuşuzdur. Ancak; şirket vergi borcundan dolayı takibat yapılabilmesini yasalar belli koşullara bağlanmış bulunmaktadır. Şirket ortağı, şirket müdürü; ,yönetim kurulu üyesi, genel müdür vb. şirketi temsil ve ilzam yetkisinden sonra kanuni temsilci olarak şirketin tüm borçlarına mal varlığı ile sorumlu bulunmaktadır.Bu konuda şirket ortağı ya da kanuni temsilcisi olarak sorumluluklarımızı bilerek hareket etmek önem arz etmektedir.

Ortakların sorumluluğu; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun’un 35’inci maddesinde belirtildiği üzere limitet şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumludurlar. Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur şeklinde tanımlanmıştır. Konu Türk Ticaret Kanunu‘na göre ise;Anonim ve Limitet şirketlerde ortaklarının şirkete koydukları veya koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlıdır. Yani ortaklar, şirketin borçlarından dolayı taahhüt ettikleri sermaye miktarı kadar sorumludurlar. Bunu aşan kısım dolayısıyla hiçbir sorumlulukları yoktur. Ancak konuyu borcun türüne göre ayırmak gerekir.  Kamu borçlarından sorumluluk açısından, Anonim şirket ortakları ile Limitet şirket ortaklar arasında ise farklar vardır Anonim şirket ortaklarının, şirketin kamu borçları açısından sorumluluğu, ortakların şirkete koymayı taahhüt ettikleri sermaye dışında hiçbir sorumlulukları yoktur. Şirket malvarlığından alınmayan kamu borçlarından sorumluluk ise yönetim kurulu üyelerine aittir. Yönetim kurulu üyeleri, şirketin kamu borçları dolayısıyla ikinci derecede, bir başka deyişle şirket mal varlığından tahsil edilememesi kaydıyla şahsi mal varlıklarıyla da sınırsız ve müteselsil olarak sorumludurlar

Ancak şirket borçlarından dolayı ortaklara gidilebilmesi için Şirkette bulunan menkul ve gayrimenkuller ile varlıkları amme alacağını karşılamayacak durumda ise ve bu doğrultuda yasada belirtilen şekilde bütün tahsil yolları kapanmış ve şirketin aciz durumda olduğu belirlenebilmiş ise, önce şirketin kanuni temsilcilerine gidilmesi gerekir, kanuni temsilcilerinden de tahsil olanağı kalmamış ve aciz durumları tespit edilmiş ise bu durumda artık şirket ortaklarının şirkete karşı taahhüt etmiş oldukları sermayeleri oranında şirket ortakları nezdinde kamu idaresi, tahsil yoluna gidilmek üzere harekete geçecektir.

Bu anlattıklarımızı özetleyecek olursak; Kamu alacakları öncelikli olarak şirket tüzel kişiliğinde aranır. Kamu alacağının şirket tüzel kişiliğinden tahsil olanağının kalmaması ve şirketin aciz durumumun tespit edilmesi halinde;

  • Kamu idaresinde şirket tüzel kişiliğe ait mal varlığının 6183 sayılı kanun hükümlerine göre yapılacak değerleme sonucu amme alacağını karşılamayacak durumda ise,
  •  Şirketin haczi kabil başka her hangi bir mal varlığı ile üçüncü şahıslardan hak ve alacakları tespit edilmemiş ise;
  • Tüzel kişiliğin iflasının istenmiş ya da iflasının açılmış olması hallerinde amme alacağının iflas yoluyla takip sonucunda da tahsil edilemeyeceği anlaşılmış ise,
    •  Bütün araştırma ve incelemeler sonucunda şirketin adresi tespit edilememiş ya da bulunamamış ise bu durumda şirket ortakları veya kanuni temsilcileri nezdinde kamu alacağının tahsil cihetine gidilebilecektir.

Sonuç olarak; Özellikle kamu alacakları bakımından şirketler kamu borçlarından dolayı bütün mal varlıkları ile gerçek kişilerden farklı olmadan sorumluluk taşımaktadırlar, ancak tüzel kişiliği itibari ile kamu borçlarını karşılayamayacak aciz durumda bulunmaları, ya da kamu alacağının bu tüzel kişiliklerden tahsil olanağının kalmadığı hallerde, kanuni temsilcileri ile ortaklarından tahsili cihetine gidilebilmektedir. Kamu alacaklarının tahsiline öncelikle şirket tüzel kişiliğinden aranacak olup, tahsil olanağının kalmaması halinde ikinci sırada kanuni temsilcilerin takibe konu edilebilecek, Ancak kanuni temsilcilerinin şahsi mal varlıklarından kamu alacağının kısmen ya da tamamen tahsil edilememesi halinde bu kez şirket ortakların şirkette mevcut olan hisse oranları göz önüne alınmak şartıyla ortakların şahsi mal varlıklarına gidilebilecektir. Şirket kanuni temsilcilerinin temsil süresi dolması ve yeniden bir kanuni temsilci seçilmemiş olması halinde ise TTK 540 maddesindeki düzenleme gereği bütün ortaklar şirketi temsil etmiş sayılacaklarından bütün ortaklar kanuni temsilci sıfatı ile de şahsi mal varlıklarından kamu alacaklarına karşı tamamen sorumlu duruma gelmektedirler.

Benzer Konu

İş Davalarında Dava Öncesi Arabuluculuk Geldi !

Geçtiğimiz günlerde 11 Ekim 2017 de iş mahkemelerinin kuruluş, görev, yetki ve yargılama usulünü düzenleyen …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir