Son Haberler

Alman Firmaların Verdiği Hizmetlerde Vergi

nevzat-erdag-450-turkiye-almanya-is-ortakligi

Almanya ile Türkiye arasında ticaret giderek canlanıyor. Türkiye, ticari partner olarak Almanya için giderek daha önemli bir ülke haline geliyor. Almanya’da yerleşik birçok firma ile Türk firmaları ticari ortaklık sözleşmeleri ile yeni şirketler veya ortaklıklar kurmaktalar.

Bu sözleşmeler kapsamında, Alman ortaklığı olarak gerekli olan bazı malzeme ve hizmetler Almanya’dan, diğer kısmı ise Türkiye’den temin edilerek çalışılmaktadır.  Bu ortaklıklar, Türkiye’den temin edilecek malzemeler ve Türkiye’de verilecek hizmetler açısından, Türkiye ofisi olarak Türkiye’deki Vergi Dairesi Müdürlüklerinde vergi kimlik numarası alarak mükellefiyet tesis ettirmektedirler.

Türkiye’deki Alman ortaklıklar veya şirketler Almanya’da üretilen malzemeleri Türkiye’ye ithal ederek ve / veya Türk taşeronlardan temin ettiği malzemelerle hizmet vermektedirler. Ayrıca bu firmalar, Türkiye’de işleri ile alakalı danışmanlık ve eğitim hizmetleri de vermektedirler.

Söz konusu ofis tarafından verilecek serbest meslek hizmetleri dolayısıyla yapılacak ödemelerden kurumlar vergisi kesintisinin yapılıp yapılmayacağı hususunda gelen bir soru üzerine bu hususu ayrıntılı olarak açıklayacağım.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3. maddesinin ikinci fıkrasında; “…kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye içinde bulunmayanların, yalnız Türkiye’de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirileceği…” hükme bağlanmıştır.

Yine 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun  22. maddesinde; “…dar mükellef kurumların iş yeri veya daimi temsilci vasıtasıyla elde edilen kazançlarının tespitinde, aksi belirtilmediği takdirde tam mükellef kurumlar için geçerli olan hükümlerin uygulanacağı…” hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun  30. maddesinde; “…serbest meslek kazançlarından, telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayri maddî hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı…” hükme bağlanmıştır.
1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “30.3.” bölümünde ise;  “Öte yandan, dar mükellefiyete tabi kurumların, Türkiye’de bir iş yeri veya daimi temsilci bulundurmak suretiyle yaptıkları ticari ve zirai faaliyet kapsamında, bu iş yerleri veya daimi temsilcileri vasıtasıyla elde ettikleri serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları ve menkul sermaye iratları üzerinden anılan Kanunun 30 uncu maddesine göre vergi kesintisi yapılmayacaktır.  Ancak, dar mükellefiyete tabi kurumların Türkiye’de bir iş yeri veya daimi temsilcisi bulunmadan veya Türkiye’de bir iş yeri veya daimi temsilci bulunsa da bu iş yerlerinde yürüttükleri ticari faaliyetle bağlantılı olmamak suretiyle elde ettikleri, serbest meslek kazançlarından, gayrimenkul sermaye iratlarından ve kâr payları hariç menkul sermaye iratlarından Kanunun 30 uncu maddesine göre vergi kesintisi yapılacağı tabiidir.”  açıklamaları yer almaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması, 01.01.2011 tarihinden itibaren uygulanmak üzere 01.08.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

nevzat-erdag-441-emekli-maaslari

Anlaşmanın “Ticari Kazançlar” başlıklı 7. maddesinde; Bir Akit Devlet teşebbüsüne ait kazanç, söz konusu teşebbüs diğer Akit Devlette yer alan bir iş yeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunmadıkça, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Eğer teşebbüs yukarıda bahsedilen şekilde ticari faaliyette bulunursa, teşebbüsün kazançları bu diğer Devlette, yalnızca bu iş yerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere vergilendirilebilir. hükmüne yer verilmiştir.
Anlaşmanın “Ticari Kazançlar” başlıklı 7. maddesine göre; Almanya mukimi firmanın, malzeme temini, eğitim, teknik destek ve proje yönetimi faaliyetlerinin, bu faaliyetler Türkiye’de bir iş yeri vasıtasıyla gerçekleştirilmedikçe Almanya’da vergilendirilmesi gerekmektedir.”

Anlaşmanın ekli 5. maddesinin 2. fıkrasında; “…yönetim yeri, şube, büro, fabrika, atölye maden ocağı, petrol veya doğal gaz kuyusu, taş ocağı veya doğal kaynakların çıkarıldığı yerlerin iş yeri oluşturacağı belirtilmiştir.”

Diğer taraftan, anlaşmanın aynı maddesinin 5. fıkrasında daimi temsilcilik düzenlenmiş olup, bu fıkraya göre; “…bir gerçek veya tüzel kişi, bir Akit Devlette diğer Akit Devletin teşebbüsü adına hareket eder ve bu fıkra kapsamında belirtilen faaliyetleri temsil ettiği teşebbüs adına yürütürse bu durumda bu faaliyetler diğer Devletin teşebbüsü için iş yeri oluşturacaktır.”

Almanya mukimi firmaların, malzeme temini, eğitim, teknik destek ve proje yönetimi faaliyetlerini Türkiye’deki bir iş yeri aracılığıyla gerçekleştirmeleri halinde, bu faaliyetlerin anlaşmanın 7. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve bu iş yerine atfedilen miktarla sınırlı olmak üzere Türkiye’de de iç mevzuat hükümlerine göre vergilendirilmesi gerekmektedir.

Bununla beraber, anlaşmanın “Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi” başlıklı 22. maddesinde ise; Almanya mukimleri için çifte vergilendirme aşağıdaki şekilde önlenecektir: “Yabancı verginin mahsubuna izin verilen durumlar hariç olmak üzere, Türkiye’de doğan ve bu Anlaşma uyarınca Türkiye’de vergilendirilebilen herhangi bir gelir unsuru, Alman vergisinin hesaplanmasına esas olan matrahın dışında tutulacaktır.” hükmüne yer verilmiştir.

Faaliyetlerine ilişkin gelirleri üzerinden Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının 7. maddesi uyarınca Türkiye’de ödenen vergiler, söz konusu Anlaşmanın “Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi” başlıklı 22. maddesi çerçevesinde Almanya’da hesaplanan vergiye esas olan matrahın dışında tutulacaktır.

Öte yandan, aynı anlaşmanın “Gayri Maddi Hak Bedelleri”ne ilişkin 12. maddesinde; Bir Akit Devlette doğan ve diğer Akit Devletin bir mukimine ödenen gayri maddi hak bedelleri, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.”

Bununla beraber, söz konusu gayri maddi hak bedelleri elde edildikleri Akit Devlette ve o Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak gayri maddi hak bedelinin gerçek lehtarı diğer Akit Devletin bir mukimi ise, bu şekilde alınacak vergi gayri maddi hak bedelinin gayrisafi tutarının % 10’unu aşmayacaktır.

Dolayısıyla, Almanya mukimi firmaya, gayri maddi hak bedeli niteliğinde yapılacak ödemelerin Türkiye’de % 10 oranında vergi tevkifatına tabi tutulması gerekmektedir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre; Almanya mukimi firmanın Türkiye’de yer alan bir iş yeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunması ve söz konusu gayri maddi hak bedeli ile bu iş yeri arasında etkin bir bağın bulunması durumunda, gayri maddi hak bedeli ödemeleri 12. maddeye göre değil, ticari kazançlara ilişkin 7. maddeye göre vergilendirilecektir.

Bir başka ifade ile; bu ödemeler iş yerinin ticari kazancına dahil edilerek, iç mevzuatımızın öngördüğü usul ve oranlarda vergilendirilecektir.

Dolayısıyla, gayri maddi hak niteliğindeki ödemelerden Kurumlar Vergisi Kanununun 30’uncu maddesine göre %20 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılacak ve söz konusu kesinti tutarı geçici ve yıllık kurumlar vergisi beyannamelerinde hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilebilecektir. Ticari kazanç niteliğindeki diğer ödemelerden ise kurumlar vergisi kesintisi yapılmayacaktır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*