En Son
Ana Sayfa / Finans / FED ‘in Faiz Artırımı Kararının Arka Planı

FED ‘in Faiz Artırımı Kararının Arka Planı

nevzat-erdag-431-fed-faiz-artisi

Aylardır ekonomistlerin çeşitli öngörülerde bulunduğu ve küresel piyasaların nefesini tutup, merakla beklediği ABD Merkez Bankası FED in açıklaması geldi.10 yıl sonra ilk kez 25 baz puan faiz artırdı. Amerikan Merkez Bankası en son Temmuz 2006’da faiz artırarak, Amerikan bankalarına %0 – %0.25 arası bir aralıkta değişen faizle para verirken şimdi bu oranı çeyrek puan 0.25 yükseltti. Yani FED bundan sonra bankalara, 0.25 ile 0.50 arası bir faizle para verecek.

Fed’in Faiz Artırımı Neden Bu Kadar Önemli?

Fed, en son 2006 yılında faiz artırımına gitmişti ve yaklaşık iki yıl içinde % 1 olan faiz oranını % 5,5 seviyesine çıkarmıştı. Fed’in çok kısa sürede bu kadar hızlı faiz artırımına gitmesi hem ABD’de hem de diğer ülkelerde ekonominin yavaşlamasına sebep oldu ve sonrasında başlayan finansal kriz tüm dünyaya yayıldı. Kriz ile parasal genişleme politikasına başlayan Fed, böylece faizlerde indirime gitti. Şimdi FED yine yüksek faiz artışlarına gidecek olsa idi; bu sadece bizim için değil Dünyadaki birçok ülke için kriz anlamına gelecekti. İşte bu yüzden dünyanın gözü kulağı ABD Merkez Bankası FED‘in yapacağı açıklamada idi.

Dolar Şimdi Ne olur?

Piyasaların beklediği yumuşak bir faiz artışının gerçekleşmesi, ekonomi piyasalarında yaşanacak oynaklığın etkilerini azaltıyor. Bu verilerle dolar kurundaki artış 2,95 – 3,00 aralığında kalacaktır.

FED ‘in Kararından Nasıl Bir Öngörüde Bulunabiliriz?

Amerikan Merkez Bankası FED faizi ufak bir oynamayla artırıp, üzerindeki baskıya son verdi. ‘ABD ekonomisi krizden çıktı’ mesajı verdi. 2016’da FED’in aşamalı faiz artışları olacağı görünüyor. Bana göre; bu artışları üçer aylık dönemlerde, 4 kez faiz artışı yapacak. Bu bakışla 2016 sonunda FED faizi %1–1,5 olur görünen o ki FED hızlı bir artış yapmayarak alıştırarak piyasaları ve ekonomiyi sarsmadan gidecek.

Amerikan Merkez Bankası FED’in faiz artışı Türkiye’yi Nasıl Etkiler?

Gelişmekte olan ekonomiler 15 – 20 sene öncesine kıyasla bu tür durumlarla daha iyi baş edecek durumda. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde dört gözle FED ‘in kararının beklenmesinin temel sebebi faiz artışıyla etkilenilecek hususlar oluşudur.

Bunların başında büyük dış ticaret açıkları yani ihraç ettiklerimizden fazla ithal ediyoruz ve bu açığı ya devlet borçlanması ya da dış finansman ile karşılıyoruz. Maliyetler yükseldiğinde bu açığı kapatmak zorlaşacağından faiz artışı ve oranı bizim için önemli.

Türkiye’yi etkileyecek bir başka faktör ise, bu ülkenin döviz ve özellikle dolar cinsinden borçları, dolardaki maliyet yükselişi ile liradaki her düşüş, bu borcun ödenmesini daha da zorlaştıracak

FED ‘in yapmış olduğu faiz artışı ile piyasaların beklentilerin dışında bir gelişme olmadı şimdiye kadarki tepkiler itibariyle de bizim piyasalarımızı olumsuz etkileyen bir tepki de söz konusu değil. Evet, kısa vadede bu faiz artışının Ülkemizi çok büyük etkileyeceğini düşünmüyorum. Ama orta ve uzun vadede tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de etkisi görülecek. Bunun kısa vadede etkisi muhtemelen Merkez Bankası’nın faiz koridorunun alt sınırını ve politika faizini yarım puan artırması şeklinde olacağı kanaatindeyim.

Türkiye’ye niçin yabancı sermaye geliyordu?

İç tasarruflarımız yetmediği için dışarıdan tasarruf ithal ediyoruz. O tasarruflar, yatırımcı açısından sermaye oluyor. Tasarrufun ya da sermayenin kullanım bedeli faizdir.  Bizde faizlerin yüksekliği yabancı sermaye sahiplerinin ilgisini çektiğinden kendi ülkesinde ki sıfır dolayındaki faiz ve sıfıra yakın risk yerine yüksek reel faiz ve yüksek riski tercih ediyordu.

Bu da ülkemize yabancı sermaye girişinin artmasına sebep oldu.

Peki Amerikan Merkez Bankasının Faiz Artışı Yabancı Yatırımcıyı Nasıl etkileyecek?

Fed para dağıtma işinden çıktı. Yani likidite bolluğunda kısmen bir düşüş oldu. Bizdeki faiz yüksekliği Fed faiz artırımına başlayınca eskisi kadar yüksek olmayacak. Yabancı yatırımcı bu yeni süreçte yavaş yavaş yükselen faizi görünce, düşük riskli ortama dönmeyi tercih edebilir ve Türkiye gibi riskli ülkelerden çıkabilir.

Türkiye kısa dönemde ne yapabilir?

  1. Risklerimizi düşürebiliriz.  Sınırlarda çatışma hali, komşudan sığınan işsiz göçmenler, tırmanan terör olayları, ekonomik dengelerde bozulma olduğu bir ortamda riskleri düşürmek en azından kısa dönemde mümkün görünmüyor.
  2. Yabancı yatırımcıların kendi ülkelerinde faizler artacağı için bizim ekonomimiz çekiciliğini yitirecek. O zaman biz de çekiciliği devam ettirebilmek için faizleri artırmamız gerekecek. Evet, ne yazık ki kısa dönemde elimizdeki tek imkân faiz artırarak yabancı fonları çekmeye devam etmek gibi görünüyor. Bu yolla dış finansman ihtiyacı olan ekonomimizde en azından mevcut dengeyi korumuş olacağız.
  3. Ekonomide Yapısal Reformlar yapmak gerekiyor

Sistemin daha verimli çalışabilmesi ve şoklara karşı daha dayanıklı hale getirilebilmesi için o sistemin yeniden yapılandırılması olarak tanımlanan Yapısal reformların bana göre ülkemizde uygulanması gereken bir kısmı şunlar olabilir;

  • Türk vergi sisteminde dolaylı vergilerin ağırlığını dolaysız vergilere kaydırarak,
  • Bütçe disiplini kalıcı hale getirilerek Vergilerle ilgili düzenlemelerin yanı sıra harcamaların denetim altına alınmasını sağlamak,
  • Cari açığı düşürme doğrultusunda düzeltmeler yapmak,
  • İthal mallarından içeride de üretilmesi mümkün olanları teşvik ederek dışarıya ödenecek dövizi azaltmak,
  • Elimizdeki enerjiyi elde etme yollarını mümkün mertebe dışa bağımlı olmaksızın çeşitlendirmeye çalışmak,
  • İç tasarrufları artırarak cari açığın yapabildiğimiz kadarını iç tasarruflarımızla finanse etmek,
  • Sosyal güvenlik sistemini zarar eden bir halden çıkarmak
  • Dışa bağımlı sanayimizi üreten yan sanayilerle desteklenecek hale getirmek şeklinde olabilir.

Düşük faizle ülkeye para girmesi önemli bir unsur eğer ülke ekonomisine giren sıcak paranın fabrikalar gibi kalıcı üretim unsurlarına dahil olmasını sağlayabilirsek evet bu ülke ekonomisini refaha çıkaracak bir gelişme olur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir