En Son
Ana Sayfa / Makaleler / Patronun Arabası Kiralanıp Kirası Gider Yazılır mı?

Patronun Arabası Kiralanıp Kirası Gider Yazılır mı?

nevzat-erdag-141-patron-arabasi-kiralanabilir-mi
Mükellefin şahsına ait binek otomobilini yine kendisi ile sözleşme yaparak ticari işletmesine kiralaması durumunda, söz konusu araca ilişkin giderlerin safi ticari kazancın tespitinde dikkate alınabilir mi? sorusu çok sorulan bir soru bu yazımızda şahıs işletmesi ve şirketler açısından konuyu inceleyeceğim.

Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40. maddesinde, safi kazancın tespitinde indirilecek giderler sayılmış olup; 5 numaralı bendinde kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderlerinin indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.

Şahıs İşletmesinde Durum;

Buna göre, binek otomobile ait giderlerin safi kazancın tespitinde gider olarak gösterilebilmesi için otomobilin işletme tarafından kiralama yoluyla edinilmesi veya işletmenin aktifinde kayıtlı olması ve işte kullanılması gerekmektedir.
Ancak, Borçlar Kanununun 1’inci maddesinde “İki taraf karşılıklı ve birbirine uygun rızalarını beyan ettikleri takdirde akit tamam olur.” hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan, sözleşmenin sözlük anlamı “Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin, kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlem, bağıt, akit, mukavele, kontrat” kira sözleşmesinin sözlük anlamı ise “Kiralama işinde karşılıklı yükümlülükleri belirten resmi belge, kira kontratı” şeklindedir.

Yukarıda verilen kanun hükmü ve sözlük anlamlarından da anlaşılacağı gibi, kira akdi, borçlar hukukunu ilgilendiren ve dolayısıyla eşitler arasında meydana gelen ve borç ilişkisi adı verilen hukuksal sonuç doğuran bir işlemdir. Diğer bir ifade ile borç ilişkisi kavramı özel hukuk açısından tanımlandığında, alacaklı ve borçlu adı verilen iki taraf arasında meydana gelen ve borçlu olan tarafın alacaklıya karşı belli bir davranış biçiminde (edimde) bulunmakla yükümlü olduğu, alacaklının da borçludan bu davranış biçiminin yerine getirilmesini isteyebileceği hukuksal bir bağdır. Yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere, kişinin kendisiyle karşılıklı iki taraf olması ve kendisi ile hukuki sonuç doğuracak sözleşme yapması mümkün olmadığından, bu şekilde yapılan bir sözleşmeye dayanarak mükellefin şahsına ait aracın giderlerinin safi kazancın tespitinde dikkate alınması mümkün bulunmamakla birlikte, aracın işletmenin aktifine alındığı tarihten itibaren şahsi işlerde kullanılmamak ve sadece ticari işletme işlerinde kullanılmak şartı ile gider ve amortismanlarının ticari kazançtan indirilebileceği tabiidir.

Şirketlerde Durum;

3239 sayılı Kanunun 55.maddesiyle değişen bendinde Motorlu nakil vasıtaları, her türlü motorlu araç, makine ve tesisat ile bunların Eklentileri”nin kiraya verilmesinden elde edilen iradın gayrimenkul sermaye iradı olduğu hükme bağlanmıştır.

Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94.maddesinde vergi tevkifatı yapmak zorunda olanlar sayılmış olup, 5/a  bendinde 70.maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemelerden” vergi tevkifatı yapılacağı hükmü yer almıştır.

Bu hükümlere göre, binek otomobile ait giderlerin safi kazancın tespitinde gider olarak gösterilebilmesi için otomobilin işletme tarafından kiralama yoluyla edinilmesi veya işletmenin aktifinde kayıtlı olması ve işte kullanılması gerekmektedir. Bu durumda, şirket ortaklarına ait otomobiller için ortaklara yapılan kira ödemelerinin yukarıdaki şartları taşıması halinde, şirketin safi kazancının tespitinde gider olarak kaydedilmesi mümkündür.

Ayrıca, yukarıdaki şartlar doğrultusunda kiralanan otomobiller için yapılan ödemelerden 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94/5-a maddesine göre gelir vergisi tevkifatı yapılmalıdır.

Öte yandan, söz konusu şirket ortaklarının elde ettiği gelir ise Gelir Vergisi Kanununun 70.maddesine göre gayrimenkul sermaye iradı olacak ve aynı Kanunun 86.maddesine göre tevkif yoluyla vergilendirilen ve gayrisafi tutarları toplamı 103.maddede yazılı tarifenin birinci ve ikinci gelir dilimleri toplamının yarısını aşması halinde söz konusu gelirin şirket ortağınca yıllık beyannameyle beyan edilmesi gerekecektir.

Özetleyecek olursak; Şahıs işletmesi sahipleri kira yolu ile kendilerine ait araçları işletmelerinde kullanamazlar aktiflerine kaydetmek yolu ile kullanabilirler,

Şirket ortakları şahıslarına ait binek otomobillerini, ortak olduğu şirkete kiraya verebilirler. Ancak şu hususları göz önünde bulundurmak gerekmektedir:

  1. Şirket ortakları ve şirket arasında oto kira sözleşmesi yapmaları gerekir,
  2. Kira bedeli üzerinden % 20 Stopaj kesintisi yapılması gerekmektedir,
  3. Yine kira bedeli üzerinden hesaplanacak KDV’ nin 2 nolu katma değer vergisi beyannamesi (vergi sorumluları için) ile beyan edilmesi gerekmektedir.
  4. Beyan edilen 2 Nolu KDV Beyannamesi ile beyan ettiğiniz KDV. miktarını 1 Nolu KDV Beyannameniz ile Mahsup edebilirler.

Bu şartların oluşması halinde şirket ortağının aracı şirkete kiralanabilir giderleri indirim konusu yapılabilir.

Benzer Konu

İş Davalarında Dava Öncesi Arabuluculuk Geldi !

Geçtiğimiz günlerde 11 Ekim 2017 de iş mahkemelerinin kuruluş, görev, yetki ve yargılama usulünü düzenleyen …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir