Son Haberler

Dolardan Türk Lirasına Dönersek Ne Olur?

Bu soru sanırım birçok kişinin kafasında olan bir sorudur. Sorunun cevabına geçmeden isterseniz Doların Türk Lirası karşısındaki durumuna bir bakalım.

Dolar endeksinin yüzde 4 değer kazanmasına karşılık, TL, Dolara karşı son bir ayda yaklaşık yüzde 9,2 değer kaybetti. Bunun kabaca 4 puanı Doların değer kazanmasından geliyorsa, 5 puanı TL’nin ilave değer kaybından kaynaklanıyor. Bu durumda TL’nin Dolara karşı değer kaybının yaklaşık yüzde 40’ı Doların değer kazanmasından, yani TL’nin dolaylı değer kaybından, yüzde 60’ı ise TL’nin, risk artışı nedeniyle yaşadığı doğrudan değer kaybından kaynaklanıyor. Bu değer kaybının yarısından fazlası ise sadece son 50 gün içerisinde gerçekleşti.

Peki, Neden Dolar Bu Kadar Çok Değer Kazandı?

Doların yükselmesi, özellikle siyasilerin vurguladığı gibi; “sadece Türkiye’nin başına gelen bir şey değil”. Ancak 15 Temmuz darbe girişimi sonrası belirsizlikler olmasaydı, bu kadar büyük bir yükselişi dindirmek çabasına gerek kalmayacağını  söylemek yanlış olmaz.  Bu konuda bu köşede gecen haftalarda yazdığım “Bu Ülkenin Kaderini Dolar mı Belirleyecek?” makalemde, doların değer kazanışının sebeplerini ayrıntılı açıklamıştım. Şimdi son dönemlerde siyasi söylevlere de girdiği için okuyucularımız için ayrıntıya girmeden para politikaları için en zorlu yıllardan birisi olan 2016’da, TL’yi Dolar karşısındaki performansında zorlayan kırılma noktalarını belirtelim;

  • İçeride hendek siyaseti dolayısı ile ülkenin bir bölümünde yoğun terörle mücadele etmek zorunda kalışımız,
  • 15 Temmuz hain darbe girişimi,
  • Komşularımızdaki siyasi değişim ve bizim müdahil olma zorunluluğumuz,
  • Ülke içinde ve dışında teröre karşı mücadele,
  • 8 Kasım’daki ABD başkanlık seçimini Donald Trump’ın kazanması,
  • Avrupa Birliği ile olan ilişkilerimizdeki gelişmeler.

Tüm bunlar doların yükselişindeki iç ve dış sebeplerdendir.

Bu saydığım sebeplerin sadece ikisinin yansıyışını ayrı ayrı söylemek gerekirse; 15 Temmuz’dan bugüne TL, Dolar karşısında yaklaşık yüzde 22, ABD seçimlerinden bu yana ise yaklaşık yüzde 11 oranında değer kaybetti. Türk Lirası’nın 1 Ocak’tan bu yana Dolar karşısındaki kaybı ise yüzde 19,7 seviyesinde.

Peki, Doların Değer Kazanmasını Durdurmak Mümkün Değil mi?

Doların yükselişinin tüm dünyada gerçekleştiğini biliyoruz. Fakat şu an bizim için önemli olan; ülkemizde bu durumu nasıl kontrol altına alabiliriz? Buna baktığımızda doların değer kazanışının iç ve dış sebepler diye iki unsurdan kaynaklandığını biliyoruz.

Dış faktörlerin birçoğuna çok müdahale şansımız yok, ülkemizdeki duruma müdahale şansımız var, bunların neler olduğuna bakacak olursak;

  • Kur artışında iç sebeplerin başında siyasi istikrarsızlık gelir. Türkiye’mizin büyümesini, güçlenmesini istemeyeneler “Batı neden Türkiye’de kaos ve terörizme destek oluyor?” makalemde analiz ettiğim gibi. Saldırmaya, bizi bölmeye, ayrıştırmaya devam ediyorlar. Hatta bana göre Cumhuriyet’imiz kurulduğu günden bu yana belki bu kadar çok yönlü saldırıya maruz kalmamışızdır. O zaman ihtiyacımız olan; bu dönem ayrışma değil, birlik ve beraberlik içinde olamamamızdır. Hepimizin çokça söylediği bir cümle vardır; “Siyasi düşünceniz ne olursa olsun, ortak kaygınız Türkiye olsun”. Doların yükselmesi, Türk Lirası’nın değer kaybetmesi ne bireylere, ne ülkeye bir şey sağlar. Kime hizmet ettiğini aslında açık bildiğimiz, fakat toplumun bir kesiminde ilgi gören bir takım yazarların sosyal medya sayfalarında, makalelerinde “Dolar bozdunuz OLMADI ”cümleleri ile bu ülkeye fayda değil zarar verdiklerini kendileri de biliyor. Gerçi zaten amaçları da bu değil mi, Bu davranışların ve söylevlerin kime hizmet ettiğini hepimiz biliyoruz…

Dolar Bozdurursak, Türk Lirası’na Dönersek Olur, Çünkü

  • Türk lirası yerine Dolara yönelmek, Türk Lirası’nda değer kaybını artırır, enflasyonu hızlandırır ve faizleri yükseltir. Dövizden Türk Lirası’na dönmek, değer kaybını azaltır, Türk Lirası’nı güçlendirir.
  • Dolar’ın yükselişinin sadece iç sebeplerden olmadığı kesin. Bunun dünyadaki eğilimle alakalı olduğunu da hepimiz biliyoruz. O halde Türk Lirası’na dönmek özendirici olacaktır.
  • Türkiye özellikle 2005 yılından bu yana çok yüksek oranda borçlanan bir reel sektöre sahip. Devletin borcu yok, ama özel sektör büyümek için sürekli dövizle borçlanıyor ve bu yüzden kırılganlıklar arttı. Türk Lirası’na dönmek, şirketlerin bu kırılganlıklarını kontrol altına alacaktır.

Bu Dünya Çapındaki Krizden Kurtulmak İçin Başka Neler Yapılabilir?

  • Hükümetten, hem de Cumhurbaşkanından öneri niteliğinde; Türk Lirası’na yönelme konusunda açıklamalar devam etmeliHAL’in kalkacağı dönem netleştirilerek siyasi açıklamalar yapılmalı, güven oluşturulmalı,
  • Ekonomide kredi maliyetlerini arttıracak adımlardan kaçınmak gerekiyor TL cinsinden yatırım araçlarını cazip kılmanın tek yolunun faizleri yükseltmekten geçmediğini düşünüyorum; Örneğin, altı ay ve daha fazla mevduata uygulanan gelir vergisi stopajı var. TL cinsinden kredilere uygulanan Banka ve Sigorta Muamele Vergisi (BSMV) ve Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) var. Bunlarla ilgili rötuşlar yapılarak Türk Lirası krediler cazip kılınmalı,
  • Türk Lirası mevduatının cazibesini arttırmak için altı ay veya daha uzun vadeli mevduata uygulanan yüzde 15 stopaj de düşürülebilir. “Neden bir süreliğine sıfır stopaj uygulanmasın?”,
  • Bireysel tasarruf sahiplerinin ilgisini çekebilecek kısa veya orta vadeli bonoların da borçlanma için imkân yaratabilir,
  • Türkiye’de ihaleler, sözleşmeler, köprü geçiş ücretleri gibi dövize endeksli tüm ücretlendirmeler, giderek artan bir şekilde belli bir takvime dayalı olarak Türk Lirası’na çevrilmelidir,
  • Halkımızı, dövizin bir tasarruf aracı olmadığına, dövizin bambaşka bir görevi olduğuna, dolayısıyla bu kadar büyük miktarda döviz tutmaması gerektiğine anlatarak, ikna etmek gerekir. Bu da; TL cinsinden yatırım araçlarının cazibesini artırılarak olabilir. Dövize alternatif olabilecek diğer yatırım araçlarına yönelterek,  vatandaşın dövizi bir yatırım aracı olarak görmesinden uzaklaştırabiliriz,
  • Ekonomi yönetimimizin içerisindeki Bakan ve Bürokratlarımızın ortak dille konuşmalarına, döviz kurlarıyla ve diğer konularla ilgili mesajlarını net bir şekilde, hassasiyetle ulaştırılmaları gerekir.

Beğen Paylaş

Pinterest

2 yorum

  1. Sayın Nevzat Erdağ

    Doların değer kazanmasının nedeni yukarıda saydıklarınızla ilgili değildir. Asıl sebep:
    1- Türkiye’nin dış borçları ile ilgilidir. Türkiye devlet ve özel sektör olarak 2016 yılında 200 milyar dolar borç ödemek zorunda kalmıştır. Bu para büyük ölçüde piyasadan çekildiğine göre arz-talep dengesi bozulması ile bu sonuç meydana gelmiştir.
    2- Türkiye’deki gerçek enflasyon geçim endeksi olarak %20 civarındadır. halbuki ABD enflasyonu sıfıra yakındır. Dolayısıyla iki ülke parası arasındaki bu makas açılması normaldir.
    3- Enflasyonun önemli bir sebebi de Türkiye’nin durup dururken suriyeli göçmenlere harcadığı 25 milyar dolardır. Bu ihraç edilip parası tahsil edilemeyen ihraç malının piyasadaki etkisi gibidir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Pinterest
EmailEmail
PrintPrint