Home / Makaleler / Naylon Faturaya Vergi Kanunlarımızın Ve Yargının Bakışı(2)

Naylon Faturaya Vergi Kanunlarımızın Ve Yargının Bakışı(2)

Naylon faturanın iki ayağı bulunmaktadır;

1- Düzenleyici; ilk sahte belgeyi düzenleyen, kayıtlı veya kayıtsız bir şirket kuran, esas suçu işleyen, çeşitli komisyon şekilleriyle haksız kazanç sağlayan kişilerdir.

2- Kullanıcı ise; düzenleyiciden faturayı temin eden, genellikle kayıtlı ve vergi mükellefi olup da ödenecek gelir/kurumlar vergisini ve KDV sini düşük gösteren kişilerdir.

Vergi mevzuatına göre, düzenleyicilerin suçu ve cezası kullanıcılara göre daha ağırdır.

Eğer bir vergi incelemesinde mükellef hakkında vergi tekniği raporu ve vergi sucu raporu düzenlenmiş, düzenlenen Incelenen raporlara göre suçun unsurlarıyla fiil ve failler arası ilişkinin açık olduğu buna göre kamu davası açılmasının uygun olduğu yönünde mütealaa verilmiş ise o zaman vergi usul kanunumuza göre  Tüm sanıklarla alakalı VUK 367 Maddesine göre savcılığa suç duyurusunda bulunulması istenir.

 

Vergi usul kanununun 359/b maddesine göre işlem yapılması ne demektir?

Vergi usul kanunu Madde 359 – (Değişik: 23/1/2008-5728/276 md.)

  1. b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.

 Vergi usul kanunu Madde 359/a maddesine göre defter ve belgeleri ibraz etmeme ve sahte fatura düzenleme ile ilgili işlem yapılması ne demektir?

 Madde 359 – (Değişik: 23/1/2008-5728/276 md.)

  1. a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;

1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,

2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, Hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.

Son zamanlarda risk analizi incelemeleri, çapraz kontroller gibi birçok sebeple yapılan vergi incelemelerinde Cumhuriyet savcılığına sevkleri çok görmeye başladık burada vergi müfettişlerimizin ve rapor okuma kurullarının danıştayın naylon fatura görüşünü esas almalarında fayda olacağı kanaatindeyim

Aşağıda Belirtilen Tespitler Yapılmadan Naylon Faturacı Kanaatine Varılamayacağı

 

Danıştay’ın, özellikle son yıllarda verdiği kararlarda “sahte fatura” konusuna yaklaşımı ise, konunun detaylı bir şekilde araştırılıp aşağıda belirtilen tespitler yapılmadan ezbere bu kanaate varılamayacağı doğrultusundadır. (Danıştay 4. D.’nin, 26.04.2007 tarih ve E.2006/1742, K.2007/1408 sayılı Kararı

) Danıştay, konu hakkında aşağıda yer alan tespitlerin yapılmasını şart koşuyordu:

  1. Sahte ya da yanıltıcı faturaları verenler hakkında düzenlenen raporlar üzerine idarece ne gibi işlemler yapıldığı,
  2. Bu raporlara dayalı olarak, “komisyon geliri” elde etmekten dolayı işlem yapılıp yapılmadığı,
  3. Yapılmış ise sonucunun ne olduğu,
  4. Bu raporlar uyarınca yapılan tarhiyatlar ve ceza kovuşturması nedeniyle yargı kararı bulunup bulunmadığı,
  5. Fatura düzenleyen kişi/firmanın mükellefiyet kaydının idarece silinip silinmediği, silinmişse dava konusu yapılıp yapılmadığı,
  6. Satıcının faturayı düzenlendiği dönem/dönemlerde KDV beyannamelerini verip vermediği,
  7. Adına tarhiyat yapılmışsa, bu konuda yargı kararı bulunup bulunmadığı vb

Maliye Bakanlığı 26.4.2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan KDV Genel Uygulama Tebliği’nde Burada E. ÖZEL ESASLAR başlığı altında 3.1.Sahte Belge Kavramı bölümünde

Bu konuda devrim gibi bir düzenleme yapmış ve yargı kararlarını da dikkate alarak bir belgenin sahte olduğuna hükmedilebilmesi için gerekli olan objektif kriterleri somut olarak belirlemiştir. Söz konusu Tebliğde yapılan açıklamalara göre; Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesine göre sahte belge, gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgedir. Bir belgenin sahte olup olmadığı belgeden hareketle yapılacak tespitlere bağlıdır. Buna göre;

  1. İnceleme dönemi veya incelemeye konu dönemlere ilişkin yoklamalar yapılmak suretiyle mükellefin gerçek bir faaliyetinin bulunup bulunmadığı (ilgili dönem mahalle muhtarı, site yöneticisi ve/veya çevredekilerin mükellefin eylem tarihindeki durumuna ilişkin ifadeleri vb.),
  2. Belgeye konu mal hareketinin gerçekte olup olmadığının fiili veya kaydi envanter ya da randıman incelemesi, karşıt inceleme ve tespit, nakliye, ödeme/tahsilat vb. kanıtlarla tespiti
  3. Ticari ilişkisinin olup olmadığı hususu ve ticari ilişkide bulunduğu firmalar,
  4. Ortaklık yapısı ve ortaklara ilişkin analizler,
  5. Muhasebecisine yönelik tespitler,
  6. Maliye Bakanlığı bünyesinde yer alan, hakkında inceleme yapılanlara ve ticari ilişkide bulundukları mükelleflere ilişkin bilgiler,
  7. Sahte belge ticareti varsa komisyon geliri elde edilip edilmediği,
  8. Mükellefiyetle ilgili ödevlerin yerine getirilip getirilmediği,
  9. gibi hususlar rapora bağlanmaksızın ya da tespit edilmeksizin bir belgenin sahte olduğuna kanaat getirilemeyecek, rapor düzenlenemeyecek, işlem yapılamayacaktır.
  10. Yine aynı şekilde, sahte belge kullanıldığına yönelik raporlarda aşağıda yer alan hususların yanı sıra kullanıcının bu belgeyi kayıtlarına intikal ettirip ettirmediği veya beyannamede indirilecek KDV olarak kullanıp kullanmadığının da tespit edilmesi gerekmektedir.

Danıştay 4. D.’nin, 26.04.2007 tarih ve E.2006/1742, K.2007/1408 sayılı Kararı Vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından düzenlenen ve sahte belge kullanılmasına ilişkin olan raporlarda;

  • İncelenen mükellefle söz konusu belgelerin düzenleyicisi mükellef/mükellefler arasında gerçek bir teslim ve/veya hizmetin bulunup bulunmadığına, herhangi bir ödemede bulunulup bulunulmadığına, ödemenin şekli (banka, çek, senet, kasa, PTT, kredi kartı vb.) ve malın nakliyesi ile ilgili tespitlere veya sahte belge ticareti amacıyla mükellefiyet kaydı söz konusuysa düzenleyicinin mükellefiyet kaydının terkin edilip edilmediğine ilişkin hususlara yer verilmesi,
  • Mükellefin söz konusu belgelerdeki mal ve/veya hizmetleri gerçekten alıp almadığının ilave çalışmalarla (kaydi envanter, randıman, karşıt inceleme ve tespit gibi) desteklenmek suretiyle değerlendirilmesi,
  • Sahte belge oldukları tespit edilmiş olan belgelerin tutar ve mahiyet bazında tetkik edilerek, bu belgelerde yer alan mal ve/veya hizmetlerin mükellefin söz konusu dönemdeki iş ve işlemlerinin niteliğine, stok durumuna, sermaye ve ödeme kapasitesine uygun olup olmadığının değerlendirilmesi,
  • İnceleme dönemine ait beyanları tetkik edilmek suretiyle, mükellefin vergi ödeme gayretlerinin değerlendirilmesi, sürekli olarak devreden KDV beyanı veya iş hacimlerine uygun tutarlarda KDV ödenmemesi veyahut sektör ortalamasının altında karlılık beyanı gibi hususların ortaya konulması, gerekmektedir.

Yapılan bu son düzenlemelerden de fark edileceği üzere, artık Vergi İnceleme Elemanları ve Vergi İdaresi genel kabul görmüş objektif bazı kriterleri dikkate almadan, belirli tespit ve incelemeleri yapmadan ve belgelemeden hiçbir mükellefi sahte belge düzenlediği ve kullandığı konusunda suçlayamayacak, cezalı tarhiyat yapamayacak ve savcılığa gönderemeyecektir. Maliye Bakanlığı’nı, bu son düzenlemesi nedeniyle tebrik etmek gerekir. Tabi ki, olayın bu aşamaya gelmesinde yargı kararlarının çok büyük bir etkisinin olduğu hususu da gözardı edilmemelidir.

 

Bir sonraki yazımda Sahte Fatura Düzenleme Ve Kullanma Suçlarını anlatacağım

About nevzaterdag

Check Also

Dijital Türk Parası Geliyor

  Benzer YazılarKripto veya Sanal Parada VergiYurt Dışından Getirilerek Sermaye Olarak Konulan Yabancı ParalarKüreselleşen Ekonomiye …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir