
(KDV, VUK, Özelgeler ve Danıştay Kararları Çerçevesinde – Güçlendirilmiş ) (2025)
İşletmelerde faturaların zamanında muhasebeye ulaşmaması son derece yaygındır. Kargo gecikmeleri, yoğunluk, tedarikçi hataları veya şirket içi süreçler nedeniyle faturalar çoğu zaman dönem kapandıktan sonra muhasebe birimine gelir. Bu durumda mali müşavirlerin en sık karşılaştığı soru şudur:
“Geç gelen faturayı kaydedebilir miyim? KDV’sini indirebilir miyim?”
Bu makale, güncel KDV Kanunu, VUK, özelgeler ve Danıştay kararları ışığında konuyu sade ama güçlü bir dille açıklamaktadır.
- KDV Kanunu Açısından – Takvim Yılı Şartı Esastır
KDV Kanunu 29/3 çok net bir çerçeve çizer:
İndirim hakkı, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği takvim yılını aşmamak şartıyla, fatura hangi dönemde deftere kaydedilmişse o dönemde kullanılabilir.
Buna göre:
✔ Fatura geç gelse bile aynı yıl içinde kaydedilmişse KDV indirilebilir.
✘ Takvim yılı aşılırsa KDV artık indirilemez.
Bu hüküm, hem uygulamanın hem de yargının temel dayanağıdır.
- 23 Seri No.lu KDV Genel Tebliği – Uygulamanın Anahtarı
Tebliğ, mükellefin iradesi dışında geç gelen faturaların kayıt süresi geçse bile ispatlanması şartıyla kaydedilebileceğini belirtir.
“Mükelleflerin kendi iradeleri dışındaki sebeplerle geç gelen faturaları kaydetmesi mümkündür. Bu faturaların KDV’si, kaydedildiği dönemde indirilebilir.”
Bu açıklama, muhasebe birimlerinin en çok ihtiyaç duyduğu güvence niteliğindedir.
- KDV’nin İndirilemediği Tek Durum: Yılın Kapanması
Özellikle Aralık beyannamesi verildikten sonra gelen faturalar için:
- KDV indirimi mümkün değildir.
- KDV gider yazılamaz (KDVK m.58).
- Tutulması gereken kayıt:
- Matrah → gider/ilgili hesap
- KDV → KKEG
Bu ayrım birçok mükellef için kritik olup, uygulamada en çok hata yapılan alandır.
VUK’a göre kayıt süresi: Bu süreler usulsüzlük cezası açısından önemlidir; Bu nokta Mali Müşavirler için kritik ayrımdır: İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 19.07.2012 tarihli özelgesi: Bu özelge hâlen idarenin en çok atıf yaptığı görüşlerden biridir. Danıştay’ın yerleşik kararları, geç gelen faturanın KDV indirimi hakkını ortadan kaldırmayacağını açıkça belirtir: Danıştay 7. Daire – 17.01.1991 “Belgelerin deftere geç yazılması, mükellefin KDV indirim hakkını ortadan kaldırmaz.” Danıştay 7. Daire – 27.01.1993 “Aynı takvim yılı içinde geç kaydedilen fatura, indirim hakkını etkilemez.” Bu kararlar, meslek mensupları için oldukça güçlü dayanaklardır.
1) Geç gelen fatura kaydedilir. Burada hizmet teslimine ilişkin faturanın, vergi doğuran olayın meydana geldiği takvim yılını takip eden yılın sonuna kadar gelmesinde, KDV indirimi yönünden, yeni yasal düzenlemeye göre bir sorun olmayacaktır. Anılan yasanın yürürlük tarihi 01.01.2019 tarihi olduğu için, 2020 yılına ilişkin faturada yazılı K.D.V. inin, 2021 yılının sonuna kadar gelmesi durumunda, faturada yazılı KDV’nin indirimi söz konusu olabilecektir. Ancak, 2021 yılının aşılması halinde, K.D.V. Kanunun 30/d maddesi işlerlik kazanacaktır. Yani, faturada, hizmet bedeli ve KDV yine kanunen kabul edilmeyen giderlere atılacaktır.
Eğer, işletme üretim firması ise, söz konusu geç gelen fatura, hammadde veya yardımcı malzeme alımına ilişkin ise, fatura ele geçtiğinde, hammadde veya yardımcı malzeme şirketin stoklarında aynen mevcutsa; bu durumda, söz konusu emtialar üretime sarf edilmemiş demektir. Fiili durum, faturanın gelmesi ve yasal defterlere kaydı ile yasal defterlerde vücut bulur. Faturadaki KDV’nin indirimi, 7104 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen KDV Kanunu’nun 29/3. maddesine göre faturanın geldiği takvim yılının sonuna kadar mümkün olabilecektir.
Geç gelen faturaların kayıtlara alınması ve KDV indirimi, uygulamada en çok tereddüt yaratan konulardan biri olmakla birlikte, mevzuat, tebliğ ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde çerçeve aslında nettir: Takvim yılı aşılmadığı sürece KDV indirim hakkı korunur. KDV Kanunu’nun 29/3. maddesi, 23 Seri No.lu KDV Tebliği ve Danıştay’ın yerleşik içtihatları; faturanın geç gelmesinin tek başına indirim hakkını ortadan kaldırmayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle mükellefin iradesi dışında geç ulaşan faturalar, yıl sonuna kadar deftere kaydedildiği sürece, ilgili dönemde indirim konusu yapılabilir. Buna karşılık, takvim yılının kapanmasıyla birlikte indirim hakkı da kesin olarak sona erer. Bu noktadan sonra söz konusu KDV’nin gider yazılamaması ve KKEG olarak dikkate alınması, hem mali müşavir hem mükellef açısından kritik bir uyum gerektirir. Sonuç olarak; geç gelen faturaların işlenmesinde esas belirleyici unsur fatura tarihi değil, takvim yılı sınırıdır. Meslek mensuplarının bu çerçeveyi doğru yönetmesi, hem mükellefin vergi riskini azaltacak hem de gereksiz ihtilafların önüne geçecektir. Bu düzenin doğru anlaşılması ve uygulanması, mesleki standartların güçlenmesi açısından da büyük önem taşımaktadır.
ancak KDV indirimi hakkını ortadan kaldırmaz.
Kayıt cezası ayrı, KDV indirimi hakkı ayrıdır.
2) KDV, takvim yılı aşılmadıkça indirilebilir.
3) Aralık döneminden sonra gelen faturada KDV indirimi yoktur.
4) İndirilemeyen KDV gider yazılamaz → KKEG.
5) VUK kayıt sürelerine uyulmaması usulsüzlük cezası doğurur ama KDV indirim hakkını yok etmez.
Benzer Yazılar
Dr. Nevzat Erdağ Vergi, Sosyal Güvenlik ve İş Hukuku Uzmanı




