
Genel SGK indirimi, kadın ve genç istihdamı, engelli çalışan ile sosyal yardım yararlanıcısı teşvikleri
Personel maliyetlerinin önemli ölçüde arttığı 2026 yılında SGK ve istihdam teşvikleri, işverenler açısından daha da önemli hâle gelmiştir. Bununla birlikte teşviklerden yararlanabilmek için yalnızca uygun bir çalışanı işe almak yeterli değildir.
Çalışanın yaşı, cinsiyeti, mesleki belgesi ve işsizlik süresi; işyerinin SGK borç durumu, faaliyet alanı ve ortalama çalışan sayısı teşvik hakkını doğrudan etkileyebilir. Beyannamelerin süresinde verilmemesi, primlerin zamanında ödenmemesi veya kayıt dışı istihdam tespit edilmesi ise yararlanılan teşviklerin geri alınmasına yol açabilir.
Bu nedenle işveren açısından doğru soru, “Teşvik var mı?” değil, “Bu işyeri ve bu çalışan için hangi teşvik uygulanabilir ve hangisi daha avantajlıdır?” olmalıdır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 81. maddesinde, özel sektör işverenleri için sigorta primi indirimi düzenlenmiştir. İndirimin kapsamı, oranı ve sektörel uygulaması zaman içinde değişebildiğinden işyerinin güncel NACE kodu ile fiilî faaliyetinin birlikte kontrol edilmesi gerekir.
İşverenin; SGK borçlarının ilgili mevzuata göre tecil edilmesi, taksitlendirilmesi veya yapılandırılması hâlinde, ödeme şartlarına uyulması kaydıyla indirimden yararlanılması mümkün olabilir. İşverenlerin ticaret sicilinde yazan faaliyet konusuyla yetinmemesi; SGK işyeri sicilindeki faaliyet kodunu ve fiilî faaliyeti de kontrol etmesi önemlidir.
4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun geçici 10. maddesinde belirli kadınların, gençlerin ve mesleki yeterliliğe sahip kişilerin istihdamına yönelik prim teşviki düzenlenmiştir. Kamuoyunda “6111 teşviki” olarak bilinen uygulamada destek süresi;
Sigortalının; Bu teşvikte en sık karşılaşılan hata, çalışanın ortalama sigortalı sayısına ilave olup olmadığının yanlış hesaplanmasıdır. Çalışanın teşvik kapsamına girmesi tek başına yeterli değildir; ilgili ayda ilave istihdam şartının da korunması gerekir. Mesleki yeterlilik veya mezuniyet belgesi bulunuyorsa belgenin, çalışanın fiilen yaptığı işle uyumlu olması ayrıca kontrol edilmelidir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında engelli sigortalı çalıştıran özel sektör işverenlerine sigorta primi desteği sağlanmaktadır. Düzenleme; Prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren hissesinin mevzuatta belirtilen bölümü Hazine tarafından karşılanmaktadır. Çalışanın geçerli engellilik raporunun bulunması yeterli değildir. İŞKUR kaydı, engelli statüsü ve SGK sistemindeki teşvik tanımlaması birlikte doğrulanmalıdır.
3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’nun ek 5. maddesi uyarınca, şartları taşıyan sosyal yardım yararlanıcılarını istihdam eden özel sektör işverenlerine sigorta primi desteği sağlanmaktadır. Bu kapsamda, prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren hissesinin tamamı belirli şartlarla bir yıl süreyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından karşılanabilir.
İşe alınacak kişinin;
İşverenin; Sigortalının gerçekten teşvik kapsamında olup olmadığı, e-SGK sistemindeki Sosyal Yardım Teşvik Yönetimi ekranından kontrol edilmelidir.
İşsizlik ödeneği almaya hak kazanan kişilerin özel sektör işverenlerince işe alınması durumunda, 4447 sayılı Kanun kapsamında belirli prim destekleri uygulanabilir. Teşvikte; Destek, çalışanın kalan işsizlik ödeneği süresiyle sınırlı olabilir. Bu nedenle işe giriş tarihindeki kalan hak sahipliği süresi sistem üzerinden kontrol edilmelidir.
4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun ek 4. maddesinde, çok tehlikeli sınıfta bulunan ve gerekli şartları taşıyan işyerleri için işsizlik sigortası işveren payı teşviki düzenlenmiştir. Uygulamada genel olarak; İş kazasının bildirilmemesi veya gerçeğe aykırı bildirilmesi, yalnızca teşvikin kaybedilmesine değil, yararlanılan tutarların gecikme cezası ve gecikme zammıyla geri alınmasına da neden olabilir.
İŞKUR tarafından yürütülen işbaşı eğitim ve mesleki eğitim programları, klasik SGK prim teşviklerinden farklıdır. Bu programlarda işveren, istihdam etmeyi planladığı kişiyi belirli bir süre işbaşında yetiştirme ve değerlendirme imkânı bulabilir. Programın türüne göre İŞKUR tarafından; Program sonunda işveren için belirli oranda veya sürede istihdam yükümlülüğü doğabilir. Devam çizelgelerinin gerçeğe aykırı düzenlenmesi veya istihdam taahhüdünün yerine getirilmemesi yaptırım uygulanmasına neden olabilir.
Bir çalışan aynı anda birden fazla teşvikin şartlarını taşıyabilir. Ancak kural olarak aynı sigortalı için aynı ayda birden fazla sigorta primi teşviki birlikte uygulanamaz. İşverenin mevcut seçenekler arasından en avantajlı teşviki belirlemesi gerekir. Bu değerlendirmede yalnızca aylık destek tutarı değil;
Teşvik uygulamalarında en sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
Yeni bir çalışan işe alınmadan önce şu sorular cevaplandırılmalıdır:
Genel SGK ve istihdam teşvikleri, doğru uygulandığında işverenin personel maliyetini önemli ölçüde azaltabilir. Ancak teşvik sisteminin her çalışan için farklı şartlar içermesi, uygulama ve denetim riskini artırmaktadır. İşverenlerin yalnızca e-SGK sisteminde görünen kanun numarasına güvenmeleri yeterli değildir. Çalışanın kişisel şartları, işyerinin borç ve istihdam durumu, ortalama sigortalı hesabı ve teşvikin geçerlilik süresi birlikte incelenmelidir. Yanlış teşvik seçimi kısa vadede maliyet avantajı sağlasa da sonradan prim aslı, gecikme cezası ve gecikme zammıyla karşılaşılmasına yol açabilir. Bu nedenle teşvik kontrolünün muhasebe ve insan kaynakları süreçlerinin ayrılmaz bir parçası hâline getirilmesi gerekir.
Not: Teşviklerin süreleri ve uygulama şartları değişebildiğinden her sigortalı ve dönem için güncel mevzuat ile e-SGK teşvik sorgulamasının birlikte kontrol edilmesi gerekir.
Dr. Nevzat Erdağ Vergi, Sosyal Güvenlik ve İş Hukuku Uzmanı




